Hey gidi Kuşadası hey! Daha sen annenin karnında bile yokken, Bodrum’un adına şarkılar yazılmamışken, Çeşme bakir bir koy, Alaçatı ise sadece Çeşme’nin bir köyü iken Kuşadası dillere destan, asortik bir tatil yeriydi. Hala popülerliğini koruyor korumasına tabi ama yerli turistin ilgisinin civardaki turistik bölgelere daha fazla kaydığı da ayrı bir gerçek. Ne de olsa çok fazla beton dikecek yer kalmadı artık Kuşadası’nda, biraz da başka yerlere dikmek lazım.

İllaki sen de hep duyuyorsundur Kuşadası ile ilgili tavsiyeler ya da internette tatil mekânı bakarken Kuşadası otelleri çıkıyordur karşına, merak ediyorsundur acaba gitsem mi diye.  Gel biz de sana yardımcı olalım, biraz Kuşadası’ndan bahsedelim, neler yapabileceğini özetlemeye çalışalım. Sen de nasıl bir tatil geçireceğini hayal et ve ona göre karar ver yola çıkmaya. Öyleyse tur başlasın. Motor!

Kuşadası’nda Konaklama

“Beş yıldız dört yıldız hangisini istersen var, ama çok fazla pansiyon yok bilesin”

“İzmirliler sağolsun dört bir yanına apartmanlar dikmişler Kuşadası’nın, bize de kirada yardımcı olurlar artık”

“Betona alerjim var ille de kamp isterim dersen, hala birkaç metrekare yer mevcut”

Kuşadası’nda Gezilecek Yerler ve Yapılacak Şeyler

  • Deniz kum güneş keyfi yap

    Tatil tatil diye niye sayıklıyoruz en çok. Tabi ki kendimizi bir an önce kızgın kumlara ve serin sulara atabilmek için. Kalacağın yere bağlı olarak, konakladığın otelin önünden denize girebileceğin gibi, alternatif olarak birçok plaj mevcut Kuşadası’nda. Kadınlar Plajı, Uzun Plaj, Karaova Plajı bunlardan birkaçı. Kadınlar Plajı’nın sadece kadınlar için olduğunu zannetme, o eskiden öyleymiş. Artık unisex, herkes girebiliyor. Diğer plajlar gibi buranın denizi de biraz dalgalıdır. Hatta Kuşadası plajları genel olarak dalgalı ve kumludur. Yok ben dalgasız yer isterim dersen Yılancı Burnu’na gitmeyi deneyebilirsin. Rüzgârın yönüne göre burası daha sakin olabilir. Hem de biraz kafa dinlersin.

  • Güvercinada’yı gez

    Hadi itiraf et, sen de bir zamanlar Kuşadası’nın ada olduğunu zannediyordun. Ada olmadığını keşfettiğinde de neden isminin ada olduğunu sorgulamaya başladın öyle değil mi? Bütün sorularının cevabı burada gizli. Kuşadası’na kara yoluyla bağlı minicik bir adacık olan ve göçmen kuşların uğrak yeri olan Güvercinada’dan dolayı bu ismi almış Kuşadası. Kuşadası’nın sembolü olan Güvercinada’daki kalenin ne zaman yapıldığı bilinmese de Barboros Hayrettin Paşa tarafından limanı koruma amaçlı yaptırıldığı yüksek bir ihtimal olarak düşünülüyor.

  • Kaleiçi Camii’ne git

    17. yy’da Öküz Mehmet Paşa (öküz deyince bir güldün dimi, hadi hadi inkâr etme) tarafından yaptırılan bu cami, Kuşadası’nın önemli tarihi yapılarından biri. Hem biraz tarih gezintisi yapıp hem de cami hala ibadete açık olduğu için dua edip azıcık huzura erebilirsin. Hemen yanı başındaki hamama da gidip bir kese attırırsın belki.

  • Gazibeğendi’ye çık

    Kuşadası’na tepeden kuş bakışı bakan bu romantik yere eskiden aşıklar tepesi deniyormuş. Bütün Kuşadası ayaklarının altında ama sen o kalabalıktan uzaktasın, öyle güzel bir duygu ki… Tahmin edeceğin üzere burası gün batımını izlemek için en güzel köşesi Kuşadası’nın. Tabii yanında sevgilin olması şartıyla!

  • Dilek Yarımadası Milli Parkı’nda doğayla kucaklaş

    Kuşadası’nın tartışmasız en kıymetli yeri Dilek Yarımadası. İyi ki milli park olmuş da betonlaşmadan kurtulmuş. Ormanda kuş seslerini dinlerken hemen kendini pırıl pırıl bir denize atabileceğin, çıktığında da çeşitli hayvan kardeşlerle karşılaşabileceğin muazzam bir doğal ortam sunuyor sana milli park. Fakat dikkat et o kadar beton yığınının içinden geldikten sonra bu kadar doğa çarpabilir insanı. Karşında bir domuzcuk görürsen dilini yutma sonra. Korkma bir şey yapmaz, alışmışlar insan görmeye.

  • Zeus Mağarası’nda yüzüp çakı gibi ol

    Milli parkın hemen girişindeki tabelayı takip ederek ulaşabileceğin bu mağaraya gittiğinde iyi ki gelmişim diyeceksin. Herkesin gittiği bir yer olmamakla beraber acayip ilginç bir yer burası. Yeraltı sularının kayaçları aşındırmasıyla oluşturduğu bu mağara içinde zamanla sular da birikince küçük bir göl oluşmuş. Öyle küçük görüp hafife almayasın sakın. Derinliği en az 4-5 metre ve sıcaklığı ise buz kıvamında bir su. Tam yaz sıcağı bunalımından kaçıp kendini atmalık. Ama iyi hazırla kendini, gerçekten çooook soğuk!

  • Sosyete Pazarı’nda alışveriş yap

    Kıyafettir, deridir, hediyeliktir ya da başka bir ihtiyacın ne varsa artık, aradığın birçok şeyi meşhur sosyete pazarından makul fiyatlara satın alabilirsin. Pazar gibisi var mı yaa!

  • Deniz yetmezse Adaland’e git

    Denize girdin, biraz da etrafı gezdin ama yetmedi farklı aktiviteler arayışı içindesin. Sana bir de Adaland’i öneriyoruz. Kuşadası’nda büyük bir su parkı burası. Hele ki gittiğin otelde kaydıraklar yok diye çoluk çocuk burnundan getirdiyse burada oyalayabilirsin ufaklıkları.

  • Su altını keşfet

    Suyun üstü yetmediyse bir de suyun altını denemeye ne dersin? Kuşadası dalış deneyimi için uygun lokasyonlardan biri. Tur firmasından dalış turları ile ilgili bilgi alabilirsin. Daha önce hiç denemediysen, ne çok heyecanlanırsın şimdi ilk denemeden önce. Hadi hiç düşünme atla suyun altına. Bi daha mı gelicen dünyaya.

  • Efes Antik Kenti’ne git

    Kuşadası’na giderken sadece deniz kum güneş yan gel yat içerikli bir tatil düşünmüyorsundur diye ümit ediyoruz. Zira Efes Antik Kenti ziyaret etmen için seni bekliyor. Elin turisti tee Japonya’dan kalkıp dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nı ziyaret etmek için buralara geliyor, sen iki adım ötedeyken gitmezsen hayatının ayıbını yaparsın.

  • Meryem Ana’nın evine git

    Merak etme çok uzakta değil, Efes’in 6-7 kilometre yukarısındaki bu evde Meryem Ana’nın ölmeden önceki son günlerini geçirdiğine inanılıyor. 1960’lardan sonra Hac yeri olarak da ilan edildiği için, akın akın turist geliyor buraya. Yüz binlerce insanın dilek dileyip bağladığı çul çaputlar kiliseye dönüştürülmüş evin bahçesindeki duvarı süslüyor. Sen de bir dilek tut da bağla bakalım, Meryem Ana bir kıyak yapar belki.

  • Şirince’den şarap al

    Sene 2012. Herkes korkuyor yılın sonunda dünyanın da sonu gelecek diye. Sonra birdenbire bir köyün adından bahsediliyor, güya her yerde hayat bitecek ama orada bitmeyecekmiş. İşte o köy bu köy, yani Şirince. Neyse ki dünyanın sonu gelmedi ama bu şirin köy bu vesile ile kendini iyice tanıttı. Efes’e yakın bir tepede kurulu bu köy bir de şaraplarıyla ünlü. Mutlaka gidip köyün o sevimli sokaklarını turladıktan sonra birkaç şişe şarap almalısın. Hatta sevdiklerine hediye olarak da alabilirsin tabi.

  • Bonus: Samos Adası!

    Schengen vizen ya da yeşil pasaportun varsa, vaktin de kaldıysa, Kuşadası’nın karşısındaki bu güzel Yunan adasına da gitmek isteyebilirsin belki diye düşündük. Yunan hükumetinin ayarı belli olmuyor, çoğu zaman yaz aylarında kapıda günü birlik vize de veriyorlar ama bazen o vizeler kalkabiliyor da. O yüzden Schengen ya da yeşil pasaport dedik ama gitmeden önce günübirlik vize seçeneğini kontrol edersen bu şekilde de gidebilirsin. Kuşadası’ndan her gün Samos’a feribot kalkıyor. Karşı kıyıya gidip uzaktan bir bak bakalım Kuşadası’na. Hangi taraf daha güzel? Ona da sen cevap verirsin artık gidince.

Kuşadası’na Ulaşım

Kuşadası civarında gezmek isteyebileceğin birçok yere ve plajlara toplu taşıma ile ulaşım sağlanabiliyor. O yüzden arabayla gitmek çok da şart değil. Tabi Efes, Şirince gibi Kuşadası’nın dışında kalan yerlere gitmek için araba gerekebilir ama Kuşadası’ndaki birçok acenteden tur da satın alınabilir.  Bu arada Kuşadası’na en yakın havalimanı İzmir Adnan Menderes Havalimanı. Buradan araç kiralayabileceğin gibi Havaş servisleri ile de Kuşadası’na ulaşabilirsin. Ben öyle uçakla servisle toplu taşımayla uğraşamam diyorsan tabi ki kendi arabana atlayıp gitmek apayrı bir keyif. O zaman sana iyi yolculuklar!

Leave a Comment