Akdeniz’in sahil kenti, Hatay’ın gözbebeği İskenderun, ülkemizin keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerinden bir tanesi. Ortadoğu ile Türkiye’yi birleştiren bu bölgede yüzyıllardır farklı kültürlerden, farklı dinlerden insanlar bir arada yaşıyor. Bölgenin dört bir yanındaki kazılarda çıkan mozaikler adeta bu kültür mozaiğini işaret ediyor.

Büyük İskender’in izlerini karış karış taşıyan ilçe ismini bile ondan almış. İskender Perslere karşı çok büyük bir galibiyet kazanmış bu topraklarda. Anısı ismiyle birlikte yaşıyor.

İstanbul’a ve birçok büyük şehre uzak olan konumu bu kültürel ve tarihi mozaik kentini biraz öksüz bırakmamıza sebep oluyor. Gerçi yöre halkı bu durumdan hoşnut olsa gerek. İstanbulluların popüler hale getirdiği çoğu yer bir zaman sonra bozuluyor maalesef. Onlar daha yakın büyük şehirler olan Adana’dan ve Gaziantep’ten gelen yerli turistlerle mutlu gibi.

Eğer sen de bu kültürel zenginliğin içine birkaç günlüğüne de olsa karışmak istersen bir uçağa atlayıp hemen gidebilirsin. Hatta şimdilerde hafta sonu için bile gidiyor insanlar. Promosyon biletler sağ olsun! Sen uçuş tarifelerine bakarken biz de sana neler yapabileceğini anlatalım İskenderun seyahatin boyunca.

İskenderun’da Konaklama

“Offf karar vermek çok zor, Merkezde mi kalıcam Arsuz’da mı yaylada mı Antakya’da mı!”

“Şu karşı yayla da tam benim çadıra göre”

İskenderun’da Gezilecek Yerler ve Yapılacak Şeyler

  • İskenderun Kordonda yürü

    Eğer yazın en sıcak günlerinde gittiysen gündüz vakti bu dediğimizi yapma ama akşam serinliği çöktüğünde sahilde yapacağın yürüyüş Akdeniz’de olduğunu gerçek anlamda hissettirecek sana. Kordon boyunca bir an kendini İzmir’de gibi de hissedebilirsin, etrafta kumrucuların yerine dönercileri görünce anlarsın İzmir’de olmadığını.

  • Deniz Müzesi’ni ziyaret et

    İskenderun Türkiye’deki en önemli deniz üslerinden biri aynı zamanda. Ortadoğu ile sınır olan bu bölgede denizden gelebilecek herhangi bir tehlikeye karşı savunmanın eksiksiz olması gerekiyor. Askeri Deniz Müzesi’ni ziyaret ederek Türk denizcilik tarihi hakkında fikir sahibi olabilirsin.

  • Arsuz’da gez ve denize gir

    Arsuz İskenderun’un turistik ve sayfiye bölgesi, Hataylıların hafta sonlarını geçirmek için şehir merkezinden kaçıp geldikleri cennet köşesi. Gerçi biz İstanbullulara göre Hatay’ın merkezi de cennet ama neyse Arsuz’a dönelim biz. Aslında Arsuz hakkında sayfalarca yazılabilecek doğa ve kültürel güzelliğe sahip bir yer. Yeni yeni başlayan arkeolojik kazı çalışmalarında her gün yeni bir antik yapı, yeni bir mozaik çıkabiliyor. Arsuz’a gittiğinde önce bu kazılardan çıkan tarihi zenginlikleri keşfet sonra Arsuz Çayı kenarındaki kafelerden birinde kahve içerek soluklan. Sonra da at kendini bir plaja ve yüzerek rahatla. Yazın ortasında gittiysen denizde serinlemeyi filan bekleme bu arada. Su bildiğin sımsıcak.

  • Meryem Ana Havuzu

    Rivayetlere bayılıyoruz malum. Yine bir rivayete göre, Meryem Ana Kudüs’ten Efes’e yolculuk yaparken Arsuz bölgesinde duruyor ve burada yıkanıp temizleniyor. Gerçi bu rivayetleri Hristiyan kardeşler daha bir ciddiye alıyor ki her yıl 14 Ağustos’ta “Seydi” denilen su kaynakları ve şelaleler bölgesi bayram ibadetleriyle şenleniyor.

  • Güzelyayla

    İskenderun’un yaz günleri sıcak havası ve nemi bazen insanın canına tak ettirebiliyor. Neyse ki tabiat ana bu sorunu da eşsiz güzellikleriyle çözmemizi sağlıyor. Güzelyayla (eski adıyla Soğukoluk) bunaltıcı yaz günlerinde serin ve kuru havasıyla imdada yetişiyor. Sadece serin havası değil, büyüleyici manzarasıyla İskenderun Körfezi’ni ayaklarının altına seriyor. Oturup bir köşede öylece manzarayı seyredebilirsin, istersen piknik yapabilirsin ya da kamp kurabilirsin.

  • Antakya’yı gez

    Eğer İstanbul’dan gidiyorsan zaten muhtemelen uçakla gideceksin ve önce Antakya’yı gezip ondan sonra İskenderun’a gideceksin. Ha ben tam tersini yapıp önce İskenderun sonra dönerken Antakya’yı gezicem dersen ona da sözümüz yok, tatil senin, istediğin gibi çiz rotanı. İsmi “Antiocheia” dan gelen Antakya Hatay’ın merkez ilçesi ve başlı başına bir yazıya konu olabilecek birçok güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Biz birkaç başlıkta da bu yakınlardaki önemli güzelliklerden bahsedeceğiz kısaca. Sen şimdi önce Asi Nehri boyunca merkezde biraz yürü sonra dilek tutup nehre para at, biraz da Uzun Çarşı’da bakırcıları dolaş.

  • Hatay Arkeoloji Müzesi

    Hatay yüzyıllardır birçok medeniyete mesken olmuş tarihi bir miras bize vedünyanın en büyük mozaik müzesi burada bulunuyor. Müzeyi gezmek için az zaman ayırırsan yetmeyecek ona göre programla kendini. Her bir mozaiği incelerken ağzın açık şaşkınlıkla anlamaya çalışacaksın. Sonra da Hatay denince hep o mozaikler gelecek aklına, künefeden bile önce. Müze müdürlüğü IBM ile işbirliği yaptığı projeyle mozaikleri internet ortamına aktarmış. Linkteki adresten müzeye gitmeden önce mozaikler hakkında biraz fikir edinebilirsin. http://www.hatayarkeolojimuzesi.gov.tr

  • Pierre Anıt Müzesi

    Hristiyanlığın ilk kiliselerinden olması yanında “Hristiyan” kelimesinin ilk kullanıldığı yer olması bakımından Hristiyanlık dininin en kutsal merkezlerinden biri St. Pierre Kilisesi. Eski bir mağara kilisesi olduğu için küçücük bir yer, gittiğinde bunun için mi geldim diyebilirsin. O yüzden manzarası dışında fazla bir şey bekleme. Ama Hristiyanlar için çok kutsal, hatta hac merkezlerinden biri. Her yıl 29 Haziran tarihinde tören düzenleniyor.

  • Harbiye Şelalesi

    Yayladağı eteklerindeki şelaleler bölgesi kavrulan Antakya sıcağında serinliğiyle ferahlatıyor insanı. Merkeze çok da uzak değil yarım saat kadar sürede ulaşabiliyorsun. Bir yandan yemyeşil ortam, bir yanda sus sesleri, bir yandan kuş sesleri huzur serpiştiriyor içine serinlikle birlikte.

  • Simeon Manastırı

    Simeon denen zat-ı muhterem zamanında (M.S. 6. yy) kimsesiz kalıyor sonra din eğitimi alıp bugün kalıntılarını gördüğümüz manastırın olduğu yere inzivaya çekiliyor. Herkesten ve tüm dünyevi âlemden uzak bir tepede öylece bir sütunun üzerinde yaşayıp kendini sadece Tanrı’ya adıyor. Sen de en azından gezi amaçlı gidip birkaç dakikalığına kendini inzivaya çekebilirsin biraz.

  • Samandağ’a git

    Bu kadar gezdikten sonra hala vaktin varsa Hatay’ın bir diğer önemli ilçesi Samandağ’a gidebilir, kral mezarlarının olduğu Beşikli Mağara’yı ziyaret edebilir sonrasında Çevlik Plajında denize dalabilirsin.

  • Hatay yemekleri

    İşte en can alıcı noktaya geldik. Akan sular duruyor Antakya mutfağı dendiği anda. Anlatması da zor. İnsanın ağzının suyu akmaya başlıyor daha gözünde canlandırmaya başladığında. Şimdi kâğıt kebabı desek bizim canımız çekecek, koca İstanbul’da bir Allah kulu da bulamayacağız ki yapsın. Kaytaz böreği desek pardon bacım ne faytonu diyecek cahiller. Humusuna, zahterine hiç girmeyelim zaten. Neyse en iyisi biz hiç anlatmayalım sen direk bir gününü sadece Antakya mutfağının zengin menüsünü denemeye ayır. Bir gün de ne ki, sırf yemek yemek için haftasonu uçağa atlayıp Hatay’a gidiyor insanlar!

  • Kalori bombardımanı künefe

    Bir kere o İstanbul’daki kebapçılarda yediğin künefeleri unut. Evet evet en kaliteli kebapçıdaki de dâhil. Hatay’da yiyince anlayacaksın ki bunca yıllık ömrün boyunca keklemişler seni künefe diye. Bir de üstüne para vermişsin. Diyeceksin ki abartmayın ne kadar farklı olabilir. Lanet olsun anlatılmıyor zaten o künefe parçacıkları boğazından lokum gibi geçerken yaşadığın duygu. Gidince göreceksin artık sen de. Harbiye’ye git bakalım da öğren künefe neymiş nasıl olurmuş. Olsa da yesek!

  • Antakya kahvesi

    Az kalsın bu detayı atlıyorduk. Antakya’da bir yerde türk kahvesi içmek istersen, kahvenin köpüksüz ve daha siyah renge yakın geldiğini göreceksin. Becerememişler deyip de garsona küfredip geri göndermeyesin sakın kahveyi. Antakyalılar özel olarak kahve kaynara çıktıktan sonra daha fazla kaynatmaya devam ediyor. Kahve tanecikleri iyice birbirine karışıp köpük yok oluyor ve kahvenin daha sert bir tadı oluyor. Mutlaka denemelisin!

İskenderun’a Ulaşım

İskenderun biraz uzak. O yüzden uçak ulaşım için en kolay yol. Uçakla Hatay Havalimanı’na inip direk araba kiralarsan İskenderun’a havalimanından 1 saatte, Antakya’ya (Hatay merkez) 15 – 20 dakikada ulaşabilirsin. İyi yolculuklar!

Leave a Comment