“Beni kuzum Datça’ya gömün, geçin Ankara’yı İstanbul’u!” demiş ya şair Can Yücel, onca zamanını geçirdiği bu cennet memlekete doyamamış demek ki. Sen de bir git Datça’ya bakalım doyabilecek misin?

Alabildiğine mavi ile alabildiğine yeşilin buluşup tertemiz bir havayı soluduğu cennet memleket Datça’ya bir kere gittin mi hücrelerin geri dönmek istemeyecek, dönsen bile tekrar ona kavuşacağın günün hayaliyle gideceksin falanca plazanın filanca katındaki işine.

Muhtemelen şu anda yazın hangi serin sahilde iş stresini atacağının hayalini kuruyor ve ona göre planlar yapıyorsun. Eğer aradığın şey her türlü gürültüden uzak olup, doğayla bütünleşip masmavi bir denizin serinliğine kendini bırakmak ve ciğerlerini oksijene doyurmaksa Datça tam da sana uygun bir yer. Yani tam bir kafa dinleme ve huzur bulma cenneti. Eğer aradığın şey bol aksiyon ve gece hayatı ise yazının devamını okumadan daha aksiyonlu olabilecek mekânların olduğu diğer başlıklara alalım seni.

Datça’da Konaklama

“Ultra her şey dahil konseptinde beş yıldızlı bir yerde türlü animasyonlar eşliğinde vakit geçirmekse niyetin, Datça pek de sana göre değil muhtemelen. Burası begonvillerin süslediği butik otellerin, odandan çıkıp denize on adımda ulaşabileceğin pansiyon ve apartların bolca bulunduğu bir doğa cenneti”

“Değişik bir yerler de var mıdır ki acaba?”

“Ormanın içinde olayım, hemencik de önümde deniz olsun diyorsan tam da yerine geldin. İster çadır ister bungalov her türlü zevke uygun seçenekte bir kamp ortamı bulunabilir Datça yarımadasında”

Datça’da Gezilecek Yerler ve Yapılacak Şeyler

  • Araba ayarla

    Kafa dinleme ve huzur bulma cenneti dediysek de gezip görecek yeri yok demedik. Bu güzelim cennet memlekete kırk yılda bir gidip de birbirinden güzel yerlerini gezip dolaşmadan dönmeyi düşünmüyorsundur umarım. Gezilecek o kadar çok yer var ki arabasız perişan olursun, o yüzden ilk iş bir araba ayarlamalısın.

  • Knidos’a git

    Ege’nin bitip Akdeniz’in başladığı yer neresidir diye sorsam bilebilir misin? Evet doğru cevap Knidos, Ege ile Akdeniz’in birbirini kucakladığı sınır. Tarihi Knidos kenti Datça Yarımadası’nın en uç köşesinde, Datça’nın merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta. Yolu biraz dar ve virajlı olduğu için doğanın ritmine ayak uydurup sakin sakin acele etmeden kullan lütfen arabayı. Tatildesin unutma, aceleye hiç gerek yok!

  • Eski Datça’yı gez

    Eski Datça demek Can Yücel demek, daracık ama sıcacık taş sokaklar demek. Taş evlerin duvarlarından sarkan o pembe begonviller o daracık sokakları nasıl da renklendirip canlandırıyor değil mi? Ah o sokaklar, ah o taş evler o begonviller…Can Yücel hayran kalmakta çok haklıymış, sen de anlayacaksın gidince.

  • Palamutbükü

    Bir gün Datça’nın merkezinde sahilde bir bankta oturmuş dinleniyordum ki yabancı bir turist çift yanıma yaklaştı ve sinirle “Marmaris’ten motosikletle buraya kadar geldik denizini çok methettiler diye, nerde bacım bu en güzel deniz bana söyle nolur” gibisinden bir isyanda bulundu. Risk almamak için direk Palamutbükü’nü tarif ettim arkadaşlara. Eminim keyifle yüzmüşlerdir upuzun ve masmavi sahilinde Palamutbükü’nün. Ben yüzmelere doyamadım zira burada. Bir deniz suyu bu kadar mı ideal sıcaklıkta olur, bu kadar mı turkuaz mavisinde olur, en dalgalı gününde bile bu kadar mı sakin sakin yüzülür. Sadece yüzmek için değil konaklamak için de tercih edilebilecek bir yer burası. Datça’daki koylar içinde en uzun sahile sahip ve sahil boyunca bolca apart ev ve pansiyon bulabileceğiniz, gündüz bol bol yüzüp akşamları da sahil boyunca yürüyebileceğiniz ve ailenizle huzurlu vakit geçirebileceğiniz bir yer.

  • Ovabükü

    Palamutbükü’ne yakın ama ondan biraz daha küçük ve daha sakin bir koy burası. Apart evlerden ziyade pansiyonların olduğu ve denizi diğer büklere nazaran nispeten dalgalı olan bir koy. Çoluk çocuk sesi bile istemiyorum sadece deniz olsun bir de karnımızı doyurup başımızı sokabileceğimiz bir yer olsun diyorsanız burası size göre olabilir.

  • Hayıtbükü

    Ovabükü’nden de küçük ama bir o kadar da şirin mi şirin bir koy burası. Herhalde bu şirinliğinden olsa gerek müdavimlerinin buraya olan merakı. Küçük bir sahil, çarşaf gibi bir deniz ve küçük küçük işletmeler.

  • Tekne Turu

    Bazı büklere arabayla gitme imkânı olmayabiliyor. Daha fazla koy göreyim, turkuaz sularına balıklama dalayım diyorsan, Datça merkezdeki limanda teknelerden uygun turlarla ile ilgili bilgi alabilirsin.

  • Yüzebildiğin kadar yüz

    Datça’nın gerek merkezi gerek bahsettiğimiz bükleri, başını alıp saatlerce yüzebileceğin sular adeta. Zaten hemen her bölgesinde kıyıları taşlıktır ve su çok çabuk derinleşir. Böylece hiç oyalanmadan hemencecik kavuşuverir bedenin o turkuaz suların serinliğiyle. Sana kalansa kulaç atıp dans ettirmek bedenini o engin sularda.

  • Taze Badem

    Datça’nın doğa güzelliklerinden biri badem ağaçları sağolsun yazın bol bol taze badem yiyebiliyorsun. Yöresel ürünlerin satıldığı marketlerde bulabileceğiniz gibi, köylere gittiğinizde köylü teyzelerden ablalardan da alabilirsiniz.

  • Zeytinyağı

    Özellikle Datça’dan Knidos yolunu takip ederek gittiğinde köylerden geçerken her köyün girişinde yaşlı teyzeler göreceksin zeytinyağlarını su şişelerine doldurmuş satmaya çalışan. Su şişesinde göründüğüne bakma, taptaze doğal mı doğal saf zeytinyağı onlar. Sakın gidip de marketten iki üç katı para verip alayım deme. Hem teyzelere katkın olsun hem de sen gerçek zeytinyağı yemiş olursun.

  • Kekik Balı

    Yine özellikle Datça bölgesinde denk geldiğim bir lezzet bu. Zeytinyağı satan köylü teyzeler kekik balı da satıyor genelde. Mutlaka bu baldan alıp hayatına katmalısın.

  • Kabak Çiçeği

    Ege’nin incisi kabak çiçeği Datça’da da çok meşhur ve hemen her restoranda bulunabiliyor. Rakı balık için gittiğin bir akşam yemeğinde önden gelecek mezeler arasına kabak  çiçeği dolmasını ekletmeyi unutma sakın.

  • Nefes Al

    Dünya’da oksijen bakımından en zengin ikinci, Türkiye’de birinci bölge Datça. Herhalde ondan olsa gerek yazın en sıcak günlerinde bile rahat rahat nefes alabiliyor insan bazı güney şehirlerinin aksine. Bol bol nefes al oksijene doysun ciğerlerin. Büyük şehre döndüğünde çok özleyeceksin o havayı.

  • Yıldızları izle

    Büklerden hangisine daha çok kanın kaynarsa orada kalacaksın muhtemelen. Hangisinde kalırsan kal fark etmez, akşam olunca al yanına sevgilini/eşini, alın biranızı şarabınızı ve inin plaja uzanın şezlonglara. Hayatınızda hiç bu kadar yıldızı bir arada görmediğinizi fark edeceksiniz. Hatta içlerinden birkaçının kaydığını görüp heyecanlanacaksınız. Hani bir yıldız kayar da bazen…

  • Fotoğraf

    İllaki yanına alacaksındır ama yine de hatırlatayım, fotoğraf makinanı unutmayasın sakın. O turkuaz mavisi suları, begonvillerin süslediği sokakları ara sıra fotoğraflara bakarak da olsa hatırlamak isteyeceksin.

Datça’ya Ulaşım

Eğer İstanbul’dan gidiyorsanız, Datça arabayla gitmek için biraz uzak bir mesafe. Ama uçakla gittiğinizde de en yakın havalimanı olan Dalaman’dan araba kiraladığınızda en az 3 saat kadar yol gitmeniz gerekecektir. Tercih size kalmış. Eğer geze geze gitmeyi sevenlerdenseniz direk arabanızı alıp çıkın yola. Hem aldığınız zeytinyağlarını ve ballarını koyacak yer sorununuz olmaz böylece.

Leave a Comment