Gökçeada’nın küçük kardeşi, Ege’de bize kalan iki adanın küçüğü güzel Bozcaada… Arazisinin pek yeşil olmayışından “boz” demişler adına. Ama o arazi meşhur üzümleri sayesinde öyle bir ödül vermiş ki adaya, şarap cenneti olmuş adeta.

Yıllar önce kuş uçmaz kervan geçmez küçücük “boz” bir adayken, özellikle İstanbul’dan kaçmak için fırsat kollayıp yeni yerler arayan İstanbul’lular sayesinde günden güne canlandı ve artık oldukça popüler bir tatil ve eğlence yeri haline geldi ada.

İster ailenizle, ister sevgilinizle, ister arkadaşlarınızla gidip keyifli bir tatil geçirebileceğiniz bir yer bugün Bozcaada. İstanbul’a fazla uzak olmayışı ve Geyikli İskelesi’nden sık sık kalkan feribotlarla yarım saatte adaya ulaşılabilmesi sayesinde 3-4 günlük tatiller için de oldukça cazip bir yer. Ama tabi bayram tatillerinde yol ve feribot trafiğine dikkat etmek lazım. Saatlerce feribot sırasında bekleyebilirsin hazırlıklı ol.

3-4 günlük tatilin var, İstanbul’dan kaçmak ama çok da uzağa gitmemek istiyorsun, gündüz serin sularda stres atabileceğin akşam da püfür püfür esen rüzgârın eşliğinde dostlarınla rakı-balık sofraları yapabileceğin bir yere kaçmak istiyorsun ama yine de bu küçücük boz adada ne yapabilirim ki diye kafanda soru işaretleri varsa, biraz cevaplamaya çalışalım. Hadi hazırlan, tura başlıyoruz!

Bozcaada’da Konaklama

“Butik Otel, Apart Otel, Evini kiraya veren ya da pansiyon hizmeti veren ada halkının yanı sıra bir de bağ evi seçeneğin var adada”

“Ben bir internete yazayım bakalım bütün seçenekler çıksın karşıma”

“Otel ev beni sarmaz, hazır ortam püfür püfür esiyor, çadırımı atayım şu bozkıra”

Bozcaada’da Gezilecek Yerler ve Yapılacak Şeyler

  • Bozcaada Kalesi

    Daha feribot iskeleye yanaşmadan ihtişamıyla karşılıyor kale seni. Valizlerini ve çantalarını kalacağın yere bıraktıktan sonra ilk iş kaleyi gezmeye gidebilir, bu fotojenik manzara eşliğinde fotoğraflarını çekmeye başlayabilirsin.

  • Rum Mahallesi

    Kalenin arka tarafında, eski rum evlerinin olduğu bu mahalle hala trafiğe açık olsa da sokaklarında rahat rahat yürüme imkânı sunuyor. Pencerelerinden çiçekler sarkan bu evler o kadar güzel ki, hepsinin kapısının önünde bir fotoğrafın olsun isteyeceksin.

  • Ayazma Plajı

    Bozcaada’da denize girebileceğin en büyük plaj burası. Anayoldan plaja doğru inerken altın sarısı incecik kumu ve denizin o turkuaz mavi görüntüsü aklını alacak. Ama suya girip o buz gibi suyu hücrelerine işlediğinde aklın daha da alınacak. Burası Türkiye’nin belki de en soğuk denizi olabilir. Özellikle yaz aylarında.

  • Akvaryum Koyu

    Özellikle şnorkelle dalış yapabileceğin ya da gözlükle yüzüp su altı güzelliklerini de keşfedebileceğin ufak bir koy burası. Diğer koylar gibi burada da deniz suyu soğuktur.

  • Habbele Koyu

    Diğer plajlara nazaran daha sakin bir koydur. Özellikle sessiz sakin bir gün geçirmek, denize karşı kitabını okuyup ara sıra da buz gibi suya kendini atıp serinlemek istiyorsan burayı deneyebilirsin.

  • Tekne Turu

    Bütün koylara arabayla ulaşamıyor ama merak ediyorsan bir gününü tekne turuna ayırıp turkuaz mavisi rengindeki tüm koylarını keşfedebilirsin adanın.

  • Üzüm Bağları

    Adanın en önemli özelliği birbirinden güzel şarapların üretimine imkân sağlayan üzüm bağlarına ev sahipliği yapması. Özellikle her yıl Ağustos sonu ve Eylül başı gibi düzenlenen bağ bozumu şenlikleri zamanında gidilip bu zengin güzellikler görülesi.

  • Bol Bol şarap iç

    Bozcaada adeta üzüm ve şarap cenneti. Çeşit çeşit üzüm çeşitlerinin yanı sıra özellikle adaya has karalahana üzümünden üretilen şaraplar adayı çekici kılan eşsiz özelliklerinden.

  • Şarap Fabrikalarını gez

    Adada içtiğin o güzel kokulu şarapların nerede üretildiğini merak etmiyor musun? Hadi o zaman fabrikaları keşfe. Bu kadar küçük bir yerde bu kadar şarap fabrikasını bir arada görebileceğin başka bir yer daha yoktur herhalde. Ayrıca tatil sonrası eve dönerken sevdiklerime ne hediye götüreyim derdi de yok. Sevdiklerine adadan götüreceğin birer şişe şaraptan daha kıymetli bir hediye yoktur muhtemelen.

  • Değişik restoranlarda değişik mezeler tat

    Bozcaada sadece deniz tatili yapmak için değil aynı zamanda insanların sırf hafta sonu için bile olsa büyük şehirden kaçmak için gittiği bir yer haline geldiğinden, restoranlar arasında da adaya gelen misafirleri memnun etme konusunda bir yarış var. Her girdiğin restoranda farklı bir meze tadıp hayran kalıp sırf o mezeyi bir daha yiyebilmek için tekrar o restorana gitmek isteyebiliyorsun. Özellikle hafta sonu için gidiyorsan mutlaka gitmeden birkaç gün önce yemek yiyeceğin restoranların planını yapıp rezervasyonlarını yap. Sonra açıkta kalabilirsin demedi deme.

  • Dostlarla sohbet muhabbet

    Şarap var, güzel mezeler var, bir de püfür püfür esen rüzgâr var, bundan daha güzel bir ortam olabilir mi dostlarla vakit geçirip doyasıya muhabbet edebileceğin?Korkma sarhoş ol biraz da ne çıkar. Dostların yanında olduktan ve masanızdan kahkahalar eksik olmadıktan sonra…

  • Yüzebildiğin kadar yüz

    Evet adanın her yerinde deniz biraz soğuk. Güzelliği de burada zaten. Yaz sıcağında denize girip serinleyemedikten sonra ne anlamı olur ki o denizin. Bu serinliği bulmuşken at kendini denize yüz yüzebildiğin kadar ve serinliğin tadını çıkar.

  • Günbatımını izle

    Ada’nın en batısındaki Polente Feneri, günbatımını en büyüleyici atmosferde en muazzam manzarayla izleyebileceğin yer.Hemen yanı başında da rüzgârgülleri var. Giderken ihtiyacın olan şeyler; bir adet sevgili, bir şişe şarap, bir tirbuşon, iki adet plastik bardak ve üşümemek için birer hırka.

  • Sakızlı kurabiye ye

    Ege’de malum sakızlı tatlılar sakızlı kahveler genel olarak meşhur şeyler. Bozcaada’da özellikle bir de sakızlı kurabiye yapılıyor. Bu lezzeti mutlaka tatmalısın.

  • Fotoğraf

    Zaten yazdık ama yine hatırlatalım, her köşe başında, denizde, kalede, günbatımında, sokakta, kapı önünde… Her yerde fotoğraf çekmek isteyeceksin adada. Sakın ola unutmayasın fotoğraf makinanı!

Bozcaada’ya Ulaşım

Bozcaada küçük bir ada ve ada içinde hem minibüs hem taksi imkânı olduğu için otobüsle de gidilebilecek bir yer. Bazı otobüs firmaları Geyikli’ye kadar gidiyor, oradan da yaya olarak feribotla adaya geçebiliyorsunuz. Kendi aracınızla gideceksiniz özellikle tatil günleri feribot kuyruklarına dikkat etmeniz gerekiyor. Hatta bu kuyruklara yakalanmamak için bayram tatilinden bir önceki gün gidip tatilin bittiği bir sonraki gün geri dönebilirseniz daha rahat bir yolculuk yaparsınız. İyi yolculuklar!

Leave a Comment