Dum tıs dum tıs gürültünün eksik olmadığı, bir biraya 30 lira verdiğin “beach”lerin istila ettiği tatil yörelerinden gına gelmedi mi hala sana? Hiç mi canın çekmiyor şöyle sadece denizin mavisinin ve ormanın yeşilinin olduğu bir ortamda sessizlik içinde ruhunla buluşmayı? Yok yeaaa çok sıkıcı diyebilirsin bugün belki ama, yarın bir gün elbet tak edecek canına bu kargaşa ve kendini resetleyebileceğin bir yer arayacaksın yana yakıla. Aradığın gün karşına çıkacaktır mutlaka, o yerlerden biri de Adrasan.

Her ne kadar 2016 yılında yamaçlarında çıkan yangınla korkutsa da, hala ülkemizde bir nebze bakir kalabilmiş, kafa dinleyebilme hasretiyle yanıp tutuşan şehir insanının kendini atabileceği köşelerden biri Adrasan. Gel biraz daha bahsedelim sana kısaca Adrasan’dan. Belki canın çeker hemen gitmek istersin.

Arasan’da Konaklama

“Kafa dinleme yeri dedik, e haliyle kafa ütüleyen, çatal kaşık seslerinin orkestra oluşturduğu oteller yok burada.”

“Şu köyün içinde bir ev olsa, kocaman bahçeli, biberleri ellerimizle toplasak kahvaltıya oturmadan”

“Adrasan doğal haliyle kamp yeri zaten, ister çadırını kur, ister iki adım ötedeki bungalovlara yerleş.”

Adrasan’da Gezilecek Yerler ve Yapılacak Şeyler

  • Mayışana kadar yüz

    Deniz mavinin elli tonu Adrasan’da. Bir gün turkuaz, bir gün koyu mavi, bir gün bakmışsın ormanın yeşili yansımış yeşillenmiş. Bir de ne biliyor musun? Denizin yumuşaklığını hissedebiliyorsun, kadife gibi yusyumuşak, sarıp sarmalıyor seni. Yüzmeyeceksin de ne yapacaksın? Şifalı su mübarek. Bırak stresten şişmiş bedenini bu şifalı suya. Sonra mayışmalardan mayışma beğen.

  • Doğayı dinle

    Yeşil ile mavinin bu kadar iç içe olduğu yerler az kaldı artık Türkiye’de. Hazır denizde yüzdün mayıştın, uzan sahile ve doğayı dinle. İzin ver aksın doğanın sunduğu huzur içinde, tüm hücrelerinde.

  • Bol bol kitap oku

    Adrasan’da gece hayatı, cır cır böceği ve denizden gelen hafif dalga seslerinden ibaret. Yanında bol bol kitap götür o yüzden. Özellikle akşam sakin sakin okursun o hep ertelediğin, aylardır rafta bekleyen kitaplarını.

  • Zihnini boşalt

    Hani hep şikayet ediyorsun ya kafa yorgunluğundan, zihnin doluluğundan. Burada zihnini meşgul etmeni gerektirecek hiçbir şey yok. Bırak müşteri siparişlerini, gönderilmemiş teklifleri, cevap bekleyen e-postaları işyerinde kalsın. Sen zihnini boşalt bir güzel hazır ortam varken. Gidince çöp kutusu gibi hemen dolduracaklar zaten.

  • Tekne turu yap

    Adrasan sahili muazzam güzel ama çevre koylarını keşfetmekten de mahrum kalma o güzelliğe ve huzura kapılıp. Mavinin elli birinci tonuna da tekne turu sırasında denk gelirsin belki.

  • Olimpos’a git

    Bu kadar huzur sakinlik yeter biraz da çevreyi keşfedeyim demeye başladıysan, seni hemen komşu koya yerleşmiş Olimpos’a alalım. Bir de buranın havasını kokla bakalım. Koş koş plaja yetişme telaşı içinde çoğunun gözünden kaçırdığı antik kenti gez önce. Sonra da Olimpos’un el değmemiş sahilinin tadına bak. Etrafında bir sürü genç insan göreceksin, onların enerjisiyle coşkusuyla biraz da canlandır kendini.

  • Yanartaş’a çık

    O kadar sakinlikten dinginlikten sonra ağzını açık bırakacak bir aktivite de Olimpos’un tepesinde bulunan ve sürekli alevlerin çıktığı doğal ateş kaynağını görmek olacak. Çok eskiden bir çizgi filmde ateşten bir karakter vardı, bu sürekli yanan ateşi görünce o kötü karakteri anımsayıp ürkmüyor da değil insan hani. Neyse ki kültürümüzde sucuk denen bir zenginlik var, o ürkünç ortamı hemen eğlenceli bir atmosfere çevirebiliyoruz böylece. Şaka değil, gerçekten de buraya giden insanlar yanan ateş boşa yanmasın diye sucuk pişirip yiyorlar. Giderken hazır et sucukları sen de. Millet pişirirken senin de canın çeker filan sonra.

  • Musa Dağı’na tırman

    Biraz macera olsun, biraz da Adrasan’a tepeden bakayım dersen kayalık zeminde tırmanabileceğin sağlam bir çift ayakkabı hazırla. Efsanevi Likya Yolu’nun bir bölümünün de geçtiği güzergâhı takip ederek yükseldikçe daha çok büyüleyen manzaraya karşı unutulmaz bir yürüyüş daha doğrusu tırmanış deneyimi yaşayacaksın. Zirveye kadar çıkabilirsen, Adrasan koyunun kuşbakışı güzelliği el sallayacak sana aşağıdan. Belki de bir süre öylece oturacaksın zirvede, sen Adrasan’a o sana bakacak.

  • Sahilde yürüyüş yap

    Olimpos, Yanartaş, tırmanış derken, o kadar aktiviteden sonra Adrasan sahilini özledin değil mi? Sahilde boylu boyunca çıplak ayakla bir yürüyüş hiç de fena olmaz özlemini gidermek için. Çıkar terlikleri, tut sevgilinin elini, günbatımını da koluna takıp özgürce yürü denizin kokusunu içine çekerek.

  • Gece yıldızları seyret

    Şehir hayatında göremediğin on yüz milyon yıldızı, Adrasan’da akşam çöktükten sonra görebilirsin. Al eline içkini, uzan sahilde, yanında sevgilin de varsa birlikte yıldızları izleyip dilek tutun. İlla ki o yıldızlardan birinin kaydığına şahit olacaksın. Dileğin olacak demek ki, hadi yine iyisin.

Adrasan’a Ulaşım

Adrasan’a önce uçakla Antalya’ya uçup sonra havalimanından kalkan Havaş otobüsü ile Antalya Otogarı’na gidip Otogardan kalkan Adrasan minibüsleri ile ulaşabilirsin. Yok ben araç kiralarım ya da direkt kendi arabamla giderim diyorsan orası ayrı, senden kralı yok o zaman. İyi yolculuklar!

Leave a Comment