Ah bu lanet olası şehir hayatı! Ne onunla oluyor, ne onsuz. Pazartesi’den Cuma’yı iple çekiyorsun bir an önce kendini trafikten uzak, bir parça oksijen soluyabileceğin bir köşeye atabilmek için. Ama hafta sonu da bir yere gitsen trafik, hem zaten nereye gidicen ki, her yer beton yığını!

Neyse ki İstanbul’a yakın hala yeşil kalabilmiş şehirler var da ciğerleri oksijene aç kalmış büyük şehirlinin imdadına yetişiyor. Bolu’nun cennet köşelerinden biri olan Abant da sağ olsun cankurtaran gibi imdada yetişenlerden. Üstelik sadece İstanbullunun değil, Ankaralı canından bezmişlerin de! İstanbul’la Ankara’nın buluşma noktası burası adeta. Hatta ne zamandır görüşmek istediğin ama bir türlü görüşemediğin Ankaralı arkadaşınla buluşmak için harika bir bahane olabilir. Böyle bahaneye can kurban! Hem ciğerlerin oksijene doyacak, ruhun huzura doyacak hem de yıllardır görüşemediğin kankayla oturup muhabbet edebileceksin. Sen en iyisi bir gece de kalıver orada, hem arkadaşına hem doğal ortama iyice bir doy.

Sen şimdi bir yandan arkadaşını ara, günü tarihi iyice “set et”(Türkçe’de ayarla diyoruz buna), biz de sana bu arada Abant seyahatinde neler yapabileceğinle ilgili çetele çıkartalım.

Abant’ta Konaklama

“Mutluluğun tarifi çok açık, bir göl bir yeşillik bir de konforlu bir otel”

“Her ağaç altından bir ev yaratabilirim aslında kendime”

“Yeşilin bin bir tonunun içine gidilir de kamp yapmadan dönülür mü”

Abant’ta Gezilecek Yerler ve Yapılacak Şeyler

  • Göl çevresinde yürüyüş yap

    Göl olan yerlere gittiğinde klasiktir artık. Önce o gölün etrafında ağır ağır adımlarla güzeeelce bir yürünecek. Günlerdir sandalye tepesinde oturmaktan uyuşmuş ayaklar açılacak. Nefes almayı unutmuş ciğerler oksijenle tanışacak, gözler de bu arada etraftaki doğa güzelliklerini keşfedecek.

  • Bisiklete bin

    Yürüyüşü yaptık ayaklar biraz açıldı, ciğerler de oksijen şokunu atlattı, artık bisiklete binebiliriz. Püfür püfür sarsın seni rüzgâr sen göl etrafında pedallarken. Şehrin yokuşları yüzünden unuttuğun bu güzel aktiviteyi burada doya doya yapabilirsin.

  • Faytona binme!

    Sen tut onca yol git, kilometrelerce saatlerce, ne için? Faytona binmek için mi? Bu mudur yani doğa anlayışımız? Bırak allasen! Yeni yeni icatlar, hep insanın doyumsuzluğundan. Güya iki oksijen almaya gittin, illa ona da bir icat sokacaksın. Binme arkadaş binme faytona. Yürümek bisiklete binmek neyine yetmiyor? Yetmediyse de gel başka aktiviteler yap.

  • Trekking yap

    Etrafında 1,400 metre yükseklikte tepeler, içlerine dalman için seni bekliyor. Hazır mı ayakkabıların? Tırman şöyle azıcık doğanın derinliklerine. Nefes al bol bol. Ne o yoruldun mu hemen? Otur yaslan bir ağaca, dinlen orada serin serin. Ohh miss.

  • Gölde sandal gezintisi

    Sandal olur deniz bisikleti olur artık allah ne verdiyse, gölün içinde de çeşitli aktiviteler yapabilirsin. Tabii kışın gitmediysen ve göl donmadıysa 🙂 Evet doğru duydun Abant Gölü kışın donmasıyla da meşhur. Ama öyle dondu diye de üzerinde yürüyeyim demeyesin sakın. Pek güven olmuyor zira kendisine. Bizden söylemesi. Sen iyisi mi gölün donmadığı bir zaman gidip kürek çek kol kası yap bol bol. Ha gayret!

  • Göle karşı güzel bir yemek ye

    Abant’ta işte en can alıcı nokta bu. Yeşilliğin ortasında pırıl pırıl parlayan gölü karşına alırsın, göle nazır güzel bir restoran bulursun, ya da kaldığın otelin restoranı vardır zaten. Yemelere doyamazsın burada. Her mevsimde ayrı bir güzel olur olmasına da kışın her yer karla kaplıyken, göl buza bürünmüşken en romantik yemekler yenir burada. Tam sevgiliye evlenme teklif etmelik ortam!

  • Gölcük Tabiat Parkı’na git

    Hani böyle göl kenarında iki katlı bir köşk vardır kırmızı çatılı, hiç şüphe yok sen de en az 550 kere filan ya bir filmde, ya dizide, ya bir müzik klibinde görüp denk gelmişsindir. Şu an hatırlamadıysan bile Google amcaya Bolu Gölcük diye yazıp çıkan görsele bakınca “hadi yaaa o burada mıymış” diyeceksin kesin. Neyse, burası Abant Gölü’nden bir tık daha küçük. Gölün etrafını yürüyerek 40 dakikada dolanabiliyorsun. Yürürken o meşhur ev tam arkana geldiğinde poz poz fotoğraf çekiliyorsun, konsept bu. Millet düğün fotoğraflarını bile bu kartpostalımsı manzaraya karşı çekilmek için buralara kadar geliyor, sen hazır gelmişken unutmayasın!

  • Yedigöller Milli Parkı’na git

    Öncelikle şunu söyleyelim, eğer Abant’a günübirlik gittiysen aynı gün içine Yedigöller turunu da sıkıştırman biraz zor. Sana tavsiyemiz ya önce Yedigöller Tabiat harikasını gezip doğanın envai çeşit renk tonunun keyfini çıkarıp akşamına Abant’taki oteline yerleş veya Abant’tan sonra buraya geleceksen direkt çadırını da kap öyle gel. Burada adından da anlayacağın üzere küçük küçük 7 tane göl var. Ama o göllerin etrafında da bir doğa mucizesi var. Hele sonbaharda gidersen, göreceğin renklere inanamayacaksın. Kartpostallardaki renkler fotoşop değil gerçekmiş diyeceksin.

  • Doğanın tadını çıkar

    Genel olarak Bolu şehri, ülkemizin ormanlık alan bakımından en zengin illerinin başında geliyor. Öyle bizim İstanbul gibi beton yığını değil yani. Gerçi bizim gibi beton şehrin bağrından kopmuş gelmiş insanlara bu kadar doğa bu kadar temiz hava yan etki yapabilir ama yan etki yapana kadar tadını çıkarmak lazım bu güzelliğin. Sıcak havada gittiysen çimlerde yayılmanın, kışın gittiysen karların üzerinde özgürce yuvarlanmanın keyfini çıkar.

  • Temiz havayı bol bol çek içine

    İnşallah sigara içmiyorsundur. Hem şehrin kirli havasından şikâyet edip hem de her gün kendini baca gazı gibi tüttürmen biraz çelişkili olabilir zaten. Bir yandan duman tüttürüp bir yandan temiz havayı nasıl anlayacaksın ki zaten dimi? Neyse, bırak elindeki sigarayı ve çek içine o tertemiz havayı. Derin nefes al ver al ver al ver. İki gün bilemedin üç gün sonra o üzerine egzoz kokusu çökmüş keşmekeşin içinde bulacaksın yine kendini.

  • Doğayı kirletme!

    Ne yazık ki ülkece biraz düşüncesiziz. Bir yerde bir şey yeriz sonra arkamıza bakmadan çeker gideriz. Buralar o kadar güzel doğal parklar ki, keşke bozulmasalar diye dua ederken bizlere de çok şey düşüyor. Lütfen yediğimize içtiğimize etrafımızda bıraktıklarımıza dikkat edelim ve bu güzel doğayı kirletmeyelim!

  • Fotoğraf çek

    Abant’ta çekeceğin her fotoğraf kartpostal olabilecek güzellikte. Doğa, romantizm, keyif, eğlence hepsi bir arada. Hele hafta sonu arkadaşlarınla gittiysen, çekeceğin fotoğraflar tam Instagram’a atıp arkadaşlarla hafta sonu kaçamağı başlığında paylaşmalık.

Abant’a Ulaşım

Abant yakın dediysek, öyle 1 saat mesafede de değil onu bilesin. En azından 3 saati gözüne kestirmen lazım. Özel aracınla ya da bir tura katılarak gitmen en iyi seçenekler. Kendi aracınla ve İstanbul’dan gidiyorsan, TEM yolunu takip edip önce Kaynaşlı ayrımından çıkacaksın, Bolu Dağı çıkışından sonra da Abant sapağına sapıp tabelaları takip ederek Abant Tabiat Parkı’na ulaşacaksın.  Ankara’dan geliyorsan da aynı şekilde TEM yolu üzerinden gelip, Bolu Dağı geçidine girmeden Abant sapağından saptığında tabelaları takip ederek ulaşabileceksin. İyi yolculuklar!

Leave a Comment